Skip to main content

One Graduate, One Journey | Psychology

Zeliha Selen Çakır – Pazarlama İletişim Yöneticisi, MoneyPay

Psikoloji benim için yalnızca bir akademik alan değil; insan davranışını işime taşıyabildiğim için her gün motive hissediyorum.”

Kısa Biyografi

Lisans: Psikoloji, 2020

Yüksek Lisans: MBA, 2021, Sabancı Üniversitesi

Lisans Döneminde: Acıbadem Sağlık Grubu’nda klinik staj, Fenerbahçe Spor Kulübü’nde spor psikolojisi stajı

Önceki Pozisyonlar:

 • Pazarlama Uzmanı, Hopi (2022–2024)

 • Pazarlama İletişim Uzmanı, Pazarama (2024–2025)

 • İnsan Kaynakları Proje Sorumlusu, Nestlé Türkiye (Temmuz 2021–Kasım 2021)

Mevcut Pozisyon: Pazarlama İletişim Yöneticisi – MoneyPay

Lokasyon: İstanbul, Türkiye

Şu anki işin tam olarak neyi kapsıyor, bir günün nasıl geçiyor?

Şu an MoneyPay’de hem B2C (şirket ile tüketici arası) hem de B2B (şirketlerarası) pazarlama yapıyorum. Fakat ağırlıklı olarak B2B odaklı ilerliyorum; çünkü ürünlerimiz arasında yan hak çözümleri ve tahsilat sistemleri gibi doğrudan şirketlere yönelik servisler var. Aslında bugüne kadar edindiğim tüm pazarlama bilgimi şu anda B2B’ye yeniden yorumluyorum diyebilirim. Bazen kreatif bir metin ya da görsel üzerine çalışırken, bazen de veriye dayalı olarak hedef kitle analizleri yapıyor ya da kampanya performansını değerlendiriyorum. Günü kapatırken hala kendime “Bu çözüm, insanlara nasıl hissettiriyor?” diye sorduğum oluyor.

SU’daki psikoloji eğitimin iş hayatına geçişinde sana en çok ne katkı sağladı?

En büyük katkısı gerçekten merak etmeyi öğrenmek oldu. İnsanları anlamak sadece empati kurmakla sınırlı değil; bir durumu teknik olarak da, davranışsal olarak da başkasının gözünden görebilmek demek. Psikoloji eğitimi sayesinde farklı disiplinler arasında geçiş yapabildim, çok yönlü bakmayı ve bu çok yönlülüğü iş yaparken kullanmayı öğrendim. Şu an pazarlama stratejisi geliştirirken hem veriye hem insana odaklanabiliyorum, çünkü bakış açım buna izin veriyor.

Mezun olduktan sonra doğrudan bu alana mı girdin, yolculuğun nasıl şekillendi?

Açıkçası doğrudan bu alana girmedim. Psikolojinin farklı dallarını deneyimledim; hem sağlık sektöründe hem spor psikolojisinde staj yaptım. Ardından MBA eğitimimle birlikte kurumsal dünyadaki yolumu daha net çizdim. Psikolojiyi iş hayatına entegre ederek ilerlemeye karar verdim. İnsan kaynaklarında edindiğim deneyim bana çok şey kattı, şimdiyse pazarlama tarafında psikolojinin gücünü birebir yaşıyorum.

SU’da aldığın araştırma deneyimi, şu anki pozisyonuna nasıl yansıdı?

Pazarlamada araştırma o kadar merkezi bir yerde ki… Marka sağlığı, bilinirlik, sektör analizleri gibi araştırmaların detaylarına hakim olmak gerekiyor. Sabancı’daki araştırma temelli eğitimim sayesinde metodolojileri anlayabiliyor, araştırma şirketlerinin neyi neden önerdiğini kavrayabiliyorum. Hangi metriğe odaklanmalıyız, hangi sonuç ne anlama geliyor, bunları doğru analiz edebiliyorum. Bu da karar alma sürecinde bana büyük avantaj sağlıyor.

SU Psikoloji’de favori dersin neydi ve neden?

En sevdiğim derslerden biri “Hafıza” dersiydi. Hem bilişsel sistemlerin nasıl işlediğini öğrenmek hem de belleğin ne kadar dinamik ve hataya açık bir yapı olduğunu görmek çok ufuk açıcıydı. Bugün tüketici davranışlarını analiz ederken insanların geçmiş deneyimlerinin ve bellekte nasıl kodlandığının karar alma süreçlerine nasıl etki ettiğini sıkça gözlemliyorum.

Bir diğer favorim ise “Stres ve Esenlik” dersiydi. Hem bireysel farkındalığımı artırdı hem de iş hayatında karşılaştığım farklı stres türlerini anlamamı sağladı. Özellikle iş yaşamındaki karar anlarında ya da kriz yönetiminde bu bilgilerin çok kıymetli olduğunu fark ediyorum.

Şu an lisans eğitiminde olan öğrencilere ne tavsiye edersin?

Psikoloji çok değerli bir alan ama kendinizi iyi geliştirmeniz gerekiyor. O yüzden tavsiyem şu olur: genel bilgide boğulmak yerine, bir veya birkaç alana derinleşerek fark yaratmaya çalışın. Klinik psikoloji dışında da birçok alanda psikolojinin dokunduğu yerler var. Kurumsal hayatta, teknolojide, tasarımda… Bu alanlarda da psikoloji bilgisiyle uzmanlaşmak mümkün. “Ne yapmak istemiyorum?” sorusunu kendinize sık sık sorun; bu bile yolunuzu açabilir.

Psikoloji okumayı düşünen ama kararsız olan bir öğrenciye ne söylemek isterdin?

Psikoloji gerçekten sınırsız bir alan. Bazen içinde kaybolmuş gibi hissettirse de sizi büyütecek ve çok yönlü düşünebilecek hale getiren bir yolculuk. Kendini, insanı ve dünyayı anlamak isteyen biri için inanılmaz bir temel sunuyor. Mezun olduğunuzda illa bir terapi odasında oturmanız gerekmiyor. Benim gibi pazarlama da yapabilirsiniz, ürün geliştirme de. Önemli olan psikoloji bilginizi nasıl kullandığınız.

İş görüşmelerinde psikoloji eğitimi seni nasıl öne çıkardı?

Psikoloji eğitimi bana sadece kendimi ifade etmeyi değil, karşımdakinin beklentisini, önceliğini ve karar alma dinamiklerini anlamayı öğretti. Görüşme sırasında yalnızca “kendi tarafımı anlatmak”la kalmıyorum; karşı tarafın ne duymak istediğini, hangi role hangi kişilik yapısının daha uygun olduğunu da okuyabiliyorum. Bu da mülakatları tek yönlü bir değerlendirme değil, karşılıklı bir uyum arayışı gibi yönetmemi sağlıyor. Özellikle davranışsal sorularda verdiğim yanıtlar, olaylara nasıl yaklaştığımı göstermekle kalmıyor, düşünce süreçlerimi de sergiliyor. Bu da psikoloji eğitiminin sağladığı en güçlü avantajlardan biri: düşünmeyi ve kendini ifade etmeyi yapılandırmak.

SU’daki hocalarla ilişkin mezuniyet sonrası devam etti mi?

Evet, bazı hocalarla hala bağlantıdayım. Özellikle MBA sürecinde okula gidip gelirken karşılaşma ve sohbet etme fırsatım oldu. Farklı projelerde iletişim halinde olduğum hocalar da var. Bu, mezuniyet sonrası bile akademik bağını sürdürebilmek açısından çok değerli bir şey. Sabancı’nın bana en büyük katkılarından biri de bu güçlü ilişki ağı.

Orta Mahalle, 34956 Tuzla, İstanbul, Türkiye

Telefon: +90 216 483 92 31

Fax: +90 216 483 99 81

Sabancı Üniversitesi 2025