Diller


4.sınıf Mezuniyet Sergisi İki Arada Bir Derede

LISTEN
Bir seneye yakın bir zamandır, aynı atölye mekanını kullanan yedi genç sanatçı, üretim süreçlerinin bu aşamasında seçtikleri işlerini galeri mekanına taşıyorlar. Farklı malzeme ve teknikler ile işlerini üreten bu sanatçılar, süreç içinde oluşan deneyimlerinden, kişisel serüvenlerinden taşınma, yola çıkma, mekanı terk etme gibi temalar çerçevesinde izleyici ile buluşuyorlar.  

Uzun bir süredir aynı mekan içerisinde bulunmak, neredeyse yerleşik denilebilecek koşullar içerisinde çalışmak ve bütün bu sürece alışmak,  işlerin bir galeri mekanına taşınması ve yerleştirilmesi söz konusu olduğunda, sanatçıların ortak bir tema dahilinde buluşmasını sağlıyor. Bu anlamda, ilk kez bir galeri mekanını kullanacak sanatçılar, alışık olunanların dışına adım atarken, atölye ile galeri arasında taşıma, yerleşme ve sergileme süreçlerini dikkate alarak, serginin temasını “iki arada bir derede” olarak belirlediler.

Galerinin hemen girişinde, Mehmet Kösemen’in tavandan yere doğru uzanan yarı açık rulo kağıt üzerine yaptığı “tipografik evrim” isimli, her biri öncesi ve sonrası ile anlamlanmaya ya da tanımlanmaya başlayan çizgileri, Meriç Algün’ün kişisel seyahatlerinin ardından bir arkeolog tavrı ile, bellekte kalanları kazıdığı, geride olanları, tuvaller ve kartpostallar aracılığı ile ortaya çıkardığı “Bugün hava bulutlu”, Merve Ertufan’ın seyretmek, dinlemek, işitmek, görmek eylemleri içerisinden türettiği ve adeta zamanı genişletmeye çalışırcasına ilerleyen, izleyen ve dinleyen ile sanat üretimini ve bu üretimin öznesini sorguladığı “laylaynay” isimli videosu, Öner Özlü’nün yedi adet fotoğraf baskıdan oluşan ve günümüz sanatındaki fetişleşme eğilimlerini ve sanatçının rolünü, yine sanatın ve sanatçının kendisine, tanımına, değerine, öznesine gönderme yaparak sorguladığı "Şöhret Olma Pozları", Duygu Beykal’ın galeri mekanının bir bölümünü odaya dönüştürerek yaptığı, sıradan ve basmakalıp olan imajların suluboya resimlerde öznelleşmesini, yeniden üretilmesini ve bunların albümleşmesini kapsayan bir sürecin içine, yani sanatın merkezine izleyeni davet ettiği “harcıâlem” isimli yerleştirmesi, Ceren Taşkent’in bir aynanın önünde külotlu çoraplar ile yaptığı performansı ve izleyenlerle birlikte performansı gözleyen, mezuralardan yapılmış kadın kıyafeti, sanatın estetik olan ile ilişkisini, güzellik, bedenin nesneleştirilmesi gibi açılımlarla ele aldığı “1’den 120’e kadar” ve “...’dan 1’e kadar” işleri, Damla Tamer’in hem galeri mekanına hem de galerinin bulunduğu binanın farklı yerlerine yerleştirdiği hazır-nesne çubuklardan yapılmış, mekanın geçmişte varolan ve hala değişen hafızasını, yüzeyden mekana doğru ilerleyen ilişkiler dahilinde sorgulayan kaplamaları FASS Sanat Galerisi’ndeki “İki Arada Bir Derede” sergisini oluşturuyor.